
İstanbul'da kahvaltı bir öğün değil, bir plan. Nereye gideceğiniz ne kadar zamanınız olduğuna bağlı.
Serpme kahvaltı masayı küçük tabaklarla doldurur: peynirler, zeytin, bal, kaymak, reçel, domates, salatalık, sucuk, yumurta. İki kişilik bir serpme iki saat sürer ve öğle yemeğine gerek bırakmaz. Acelesi olmayan bir sabah içindir; hafta sonu on birden sonra masa bulmak zorlaşır.
Menemen tek tavada gelir: domates, biber, yumurta. On dakikada hazırdır, ucuzdur ve gezmeye çıkmadan önce yenecek doğru şeydir. İyi bir menemenin sırrı domatesin gerçekten pişmiş olmasıdır; sulu geliyorsa acele edilmiş demektir.
Sadece kahve. Karaköy ve Galata, üçüncü dalga kahvecilerin İstanbul'da ilk tutunduğu yer. Filtre kahve, espresso ve yanına bir simit — yürüyerek gezecekseniz en pratik başlangıç. Türk kahvesi kahvaltıdan sonra içilir, kahvaltı yerine değil.
Nerede. Yokuş aşağı Karaköy tarafı balıkçılara ve kahvecilere daha yakın; Galata Kulesi çevresi turistik ama ara sokaklara girince fiyatlar normale döner. Şerbetçi Hanı ve Serdar-ı Ekrem çevresindeki küçük yerler, ana cadde üzerindekilerden hem daha ucuz hem daha iyi olur.
Ne kadar. Serpme kahvaltı kişi başı orta seviyede bir öğle yemeği kadar; menemen ve çay bunun üçte biri. Kahvaltıda kredi kartı her yerde geçer, ama küçük esnafta bahşiş için nakit taşıyın.
Bir not: çayı bardakla söyleyin, demlikle değil — demlik iki kişiden azına gelmez ve soğur.