
Çukurcuma, İstiklal Caddesi'nden aşağı inen yokuşların ucunda. Yürüyerek yirmi dakika, ama yokuş aşağı olduğu için hissedilmiyor — dönüşü hesaba katın.
Antikacılar mahallenin işi. Otuz kadar dükkân var; hepsi küçük, hepsi tıklım tıklım ve çoğunun sahibi kırk yıldır orada. Osmanlı dönemi bakır, eski fotoğraf makineleri, plak, avize, çerçeve. Pazarlık normal ama Kapalıçarşı'daki gibi değil — burada fiyat daha gerçekçi başlıyor, dolayısıyla indirim payı da dar.
Masumiyet Müzesi Orhan Pamuk'un aynı adlı romanından çıkmış bir müze — ya da tersi. Romanda anlatılan eşyalar gerçekten toplanıp bir eve yerleştirilmiş. Kitabı okumadıysanız da işliyor: 1970'lerin İstanbul'unun izmaritine, bilet koçanına, ruj kapağına kadar sergilendiği bir vitrin dizisi. Romanın içindeki bilet sayfasını götürürseniz giriş ücretsiz.
Kahve ve yemek. Çukurcuma'nın kafeleri küçük ve çoğu mahallenin kendi müşterisine çalışıyor. Menü İngilizce olmayabilir; sorun değil, işaret etmek yeterli.
Ne zaman gitmeli. Antikacıların çoğu pazar günü kapalı, pazartesi geç açıyor. Salı ile cumartesi arası, öğleden sonra en güvenli aralık.
Buradan Cihangir'e ya da Tophane'ye yürüyerek geçilebilir; ikisi de on dakika ve ikisi de yokuş aşağı.