
İstanbul'un yemek kültürünün yarısı ayakta. Aşağıdakiler bize yürüme mesafesinde bulunabilir ve hepsi bir öğün yerine geçer.
Simit. Susamlı, halka, taze. Sabah arabalarda sıcak satılır; öğleden sonra kalanı sertleşir, alacaksanız erken alın. Yanına beyaz peynir ya da çay. Bir simit bir kahvenin dörtte biri kadar tutar.
Balık ekmek. Eminönü'nde, köprünün yanında. Izgara balık, ekmek arası, soğan ve limon. Turistik ama gerçek; fiyatlar sabittir ve önceden yazılıdır. Köprüden geçtiğiniz gün öğle yemeği olarak doğru seçim.
Kokoreç. Herkese göre değil ama İstanbul'un imzası. Beyoğlu'nda gece yarısına kadar açık yerler var; porsiyon ya da ekmek arası, acılı sorulur. İlk kez deneyecekseniz yarım ekmek isteyin.
Midye dolma. Sokak tezgâhlarında, limonla. Tazelik kritik: kalabalık tezgâh iyi tezgâhtır, çünkü stok hızlı dönüyor demektir. Yaz sıcağında öğleden sonra açıkta bekleyenlerden uzak durun.
Kestane ve mısır. Kışın kestane, yazın haşlanmış mısır. Isınmak için iyi, doyurmak için değil.
Islak burger. Taksim'de, gece geç saatte. Buharda bekleyen, sarımsaklı soslu bir hamburger. Kimse gurme olduğunu iddia etmiyor; saat üçte tam olarak istediğiniz şey.
Fiyat notu: sokak yemeğinde de fiyat sorun. Yazılı fiyatı olmayan tezgâh, turistik bölgede iki katına satabilir.