
Topkapı bir bina değil, duvarla çevrili bir yerleşke: dört avlu, art arda. Bunu bilerek girmek gezinin yarısı.
Süre. Hızlı gezerseniz iki saat, hakkını vererek üç buçuk. Harem'i de gezecekseniz dört saate yaklaşıyor. Aynı güne Ayasofya'yı da sığdırmayı planlıyorsanız sabah dokuzda kapıda olun.
Bilet. Harem ve Ayasofya ayrı biletli. Müze Kart varsa Harem yine ayrı ödenir. Gişede sıra uzun; çevrimiçi alınan bilet kuyruğu atlatıyor.
Rota. Birinci avlu herkese açık ve aslında bir park — burada oyalanmayın. Bilet ikinci avluda başlıyor. Sırasıyla: mutfaklar (Çin porselen koleksiyonu, sanıldığından çok daha etkileyici), Divan-ı Hümayun ve kulesi, sonra Harem girişi.
Harem günün en kalabalık ve en dar yeri. Sabah erken ya da kapanışa yakın gidin; öğle arası koridorlarda ilerlemek zor.
Üçüncü avluda hazine ve kutsal emanetler var. Hazine kuyruğu genelde en uzunudur; Harem'den önce girerseniz daha rahat.
Dördüncü avlu çoğu insanın enerjisi bittiği için atladığı yer, oysa manzara orada: Haliç ve Boğaz'ın birleştiği noktaya bakan teraslar, Bağdat Köşkü ve sarayın kahvesi. Yorulduysanız bile buraya kadar gelin.
Nasıl gidilir. Galata'dan: köprüyü yürüyerek geçip Eminönü'nden T1 tramvayına binin, Gülhane'de inin. Kapıdan kapıya kırk dakika. Tramvay kalabalıkken çantanızı önde taşıyın.
Kapalı gün: salı. Bunu kaçıran çok oluyor.